29 Mart 2013 Cuma

KIZIMIN 3. DOĞUMGÜNÜ

MERHABALAR;

Benim için hayatımın en anlamlı ve güzel günü bir çok anne gibi elbette evladımı dünyaya getirdiğim andır. Bu gün kızımın 3. doğum günü. 


Kızımın aldığı her nefese şükrettiğim 3 uzun ve zorlu yıl geçirdik birlikte. 


Belki daha zorlarını da geçireceğiz....


Ama her koşulda ve sen mücadeleyi bırakmadığın süreçte annen yanında olacak meleğim... 

DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN....


SEVGİLER...

27 Mart 2013 Çarşamba

ERKEK BEBEK HIRKASI

MERHABALAR;

Son paylaştığım can sıkıcı olaydan sonra örgü paylaşmaya vaktim olmamıştı. Yazın örüp Uras'a hediye ettiğim krem rengi merserize kapüşonlu hırka ile karşınızdayım. Güneşli havada çekildiğinden fotoğraflar pek de net değil ama yeni resimleri çekene kadar idare edin şimdilik.... Yakında bomba gibi çalışmalarımı paylaşacağım Allah izin verirse...


Hırkamız krem rengi merserize ip ve 3,5 numara şiş ile örüldü. Mevsimlik olarak düşündüğüm için merserize ile örmeyi tercih ettim. Serin akşamlarda kullanmak için de kapüşon ekledim. 300 gr. ip kullandım. 


Örnek olarak da 8 ilmek ile yaptığım burgular ve aralarına 6 ilmek ters örerek deseni yerleştirdim. 


Aynı örneği kapüşonda da kullandım. Baş üstünde de tek burgu ile kapüşonu tamamladım.  


Örneğin farklı bir açıdan görünüşü...


İyi günlerde sağlıkla kullanılsın inşallah... Yeni paylaşımlarla görüşmek dileğiyle...

SEVGİLER..

22 Mart 2013 Cuma

SİNİR KATSAYIM TAVAN YAPTI

MERHABALAR; Sevgili Dostlar;

Öncelikle kızımı soran tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Blogumu takip edenler bilirler önemli bir şey olmadıkça ve dualarınıza çok ihtiyaç duymadıkça kızımla ilgili ayrıntıları pek paylaşmam. Çocuğumla ilgili çok ayrıntı paylaşmamın onu ileride belki rahatsız edeceğini düşündüğümden.. Ama birazdan size anlatacağım olayı anlatmadan geçemeyeceğim.. Belki bizimle benzer süreçleri paylaşanlara bir uyarı niteliğinde olur. 

 Olay tamamen doğrudur ve bizzat başımıza gelmiştir. Olayı anlatıp yorumlarınıza bırakıyorum...

Hafta başında pazartesi günü; yarıyıl tatilinde yaptırdığımız testlerin sonucunu almak üzere İstanbul Üniversitesi,Çapa Tıp Fakültesi, Çocuk Genetik Bölümü'nden çağrıldık. Salı günü saat 14:00'de test sonuçlarımızla ilgili bilgilendirilmek üzere içeri alındık. Doktor U..... tarafından kızımıza yapılan 2 testin de sonuçlarının "NORMAL" çıktığı konusunda bilgilendirildik. Testlerden birinin yazılı hali basılmamıştı, tarafımıza posta ile gönderilecekti. 

Kızımın 3. doğum gününe sayılı günler kala hala teşhis konmamasının ve testlerin normal çıkmasının verdiği karışık duygularla evimize geldik. Buraya kadar her şey normal gibi görünüyor... Asıl bomba bundan sonra..

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nin Binaları Depreme Dayanıksız


Perşembe sabahı aynı doktor tarafından tekrar arandım. Normal olarak bilgi verilen testlerden bir tanesinin aslında hiç yapılmadığını, dahası yapılması için anne ve babadan da kan alınması gerektiği ile ilgili tekrar bilgilendiriliyorum. 

Kısacası; doktor bey hiç yapılmamış ve bizden kan alınması gerekirken hem kan alınmamış dahası bizden kan alınacağını bize hiç bildirilmemiş bir testin sonucunun "NORMAL" çıktığını söylüyor ve bizi salı günü gittiğimiz İstanbul'a tekrar kan vermek için çağırıyor. Bu bilgilendirmeyi salı günü yapsaydı yine sinir katsayım bu kadar artmayacaktı. Sinirden uyuyamadım dün gece hala da sakinleşemedim. 

Şimdi size soruyorum dostlar;

Tekrar İstanbul'a gidecek çocuğumun yolda hırpalanacağına mı?
Yapılacak testin sonucunu beklerken (3 ay) yaşayacağımız strese mi? 
İşini doğru yapmayan isminin başında bazı sıfatlar olan insanlara mı? kızayım... 
Hadi Çorlu İstanbul'a yakın böyle bir şey mesela Ağrı'dan başvuran bir ailenin başına gelse ne olacaktı?
Bundan sonra çıkacak sonuçlara ne kadar güvenebileceğiz?

Allah bizim gibi evladının şifası için koşturan tüm ailelere yardım etsin ve hepimizi sağlık sisteminin aksaklıklarından korusun inşallah...

Başınızı ağrıttıysam kusuruma bakmayın dostlar.. Dualarını kızımdan eksik etmeyen siz blog dostlarıma çok çok teşekkürler.. 

HAYIRLI CUMALAR...

NOT: Bu arada fotoğraf şuanda yıkılmış ve yeri otoparka çevrilmiş olan Çocuk Hastalıkları binasına ait. Maalesef basında sıkça yer almasına rağmen depreme de dayanıklı olmadığı sıklıkla dile getirilen Çapa Tıp'ta yıkılan binaların yapımına henüz başlanmamış. Kim bilir ne zaman yapılacak ve bu süreçte kim bilir ne hasta mağdur olacak...

13 Mart 2013 Çarşamba

PEMBE BALIK GÖLDE....

MERHABALAR;

Yapımı son derece basit ve ufaklıkları mutlu edecek polar bir oyuncakla karşınızdayım. Oyuncağımızın gövdesinde polar süslemeleri ve gözlerinde ise keçe kullanıldı. 


Önce balığımızın ölümlerini kalıptan yararlanarak aşağıdaki fotoğraftaki gibi kesiyoruz. 


Her bir parçadan iki tane keserken yüzgeçten dört tane kesiyoruz. 


Önce küçük parçaları dikip, fırın poşeti ile doldurduktan sonra gövdeye monte ediyoruz. 


Fırın poşeti oynarken ses çıkarması için. İstenirse ses için minik çanlar vb. de kullanılabilir. 


Ağız, yüzgeç ve kuyruğu gövdeye monte ettikten sonra gövdeyi dikiyoruz. 


Ardından gövdeyi elyaf ile dolduruyoruz.


Gövdeye keçeden yaptığımız gözleri monte ettikten sonra  bir parça su taşı, keçeden minik kalpler ile süsleyerek miniğimizin beğenisine sunuyoruz. 


YENİ PAYLAŞIMLARLA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE...

1 Mart 2013 Cuma

ANNESİNİN KUZUSUNA KUZUCUKLU BATTANİYE

MERHABALAR; Sevgili Blog Dostlarım; 

Kızıma bebek arabasında kullanmak için ördüğüm araba battaniyesi, araba minderi ve yastığı ile karşınızdayım. Kızıma ördüğüm bir kaç battaniye daha vardı ancak bebek arabasında kullanıma çok da uygun değildi. her kullanışımda yere sarkan kısımlar tekerleklere değince kirlenip duruyordu. Ben de araba boyutlarına uygun mini bir battaniye örmeye karar verdim. 


Elimde daha önceden almış olduğum Kartopu Yazgülü iplerim vardı. Elimde ipler olunca da yeni ip almaya gerek duymadım. 300 gr. pembe ile 200 gr. yeşil ip ile 3 numara şiş kullandım.  


Battaniyeyi 162 ilmek ile ördüm. Bu ilmeklerin 140'ını 20'şer ilmekle ördüğüm 7 adet kare için; kalanı ise; kenarlarda kullandım. Her bir kareyi 20 ilmek ve 25 sıra ile yaptım. 


Bu biçimde enine 7, boyuna 9 kare yaparak battaniyeyi tamamladım. 


Battaniyenin düz örgü ile örülen kısımlarını nakışlama işine gelince sıra, arayışa girdim ve kuzu desenlerine karar verdim. Bulduğum desenler 20x25'den büyük olunca kareli kağıda desenleri küçülttüm. Desenler BURADAN..


Harfler de İğne-İplik dergisinden. Sayısını hatırlamıyorum maalesef. Sayfayı fotoğraflamıştım bir arkadaşımdan. 


Önce kuzucukları sonra da Laisy-Daisy tekniği ile yaptığım çiçekleri tamamladım. Nakışların tamamında Kartopu Yazgülü'nün iplerini kullandım. (Ev nakışta kullanılmış ve örülmeyi bekleyen Kartopu-Yazgülü iplerle dolu...)


Kenar oyasını üç sıra halinde yaptım. 


Kızımın araba yolculuklarında rahat etmesi için yaptığım mindere gelelim şimdi de...


Gelelim araba minderine...Araba minderini ise, 112 ilmek ile, battaniyenin boyunda ördüm. Ve yine aynı desenlerle işledim.


Oyuncu kuzumuz Zıpzıp...


Obur kuzumuz oburiks...


Çok bilmiş kuzumuz.. Keşke ona bir de gözlük işleseydim... 


Bir de uykucu Mırmır var ki... Onu işlemekten ayrıca zevk aldım. 

Yastık ise 100 ilmek ile örülüp tek kuzu deseni, kızımın isminin baş harfi ve çiçeklerle süslendi.  


Yastığın arkadan görünüşü...


Çalışmanın tüm parçaları önce beyaz polarla çerçevelendikten sonra en sevdiğim renk olan Türkuvaz ile astarlandı. Minder sünger ile dolgunlaştırıldı. Bu iş için de 200 cm eninde 150 cm polar kullanıldı. Artan polardan da yine minik tek kat bir battaniye daha çıktı. 


Kızımın Cicilerinin balkonun çim halısı üzerindeki arz-ı endamları da böyle... Yapay kuzulara, yapay çimler...


Annesinin kuzusu iyi günlerde sağlıkla kullanır inşallah. 

YEPYENİ ÇALIŞMALARLA GÖRÜŞMEK DİLEĞİYLE....

SEVGİLER...

DAHA FAZLA FOTO İÇİN KIZIMIN CİCİLERİ FACEBOOK SAYFASINI ZİYARET ETMEYİ UNUTMAYIN!...

NOT: KİTAPLARIM OLMADAN ASLA'da Marc Levy'nin GÖLGE HIRSIZI'nı paylaştım İlgilenenler BURAYA.......