GEZİ REHBERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZİ REHBERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Kasım 2010 Pazar

TARİHİ AYAS PAŞA CAMİİ

        

İlçemizde ziyaret edilmesi gereken kültürel eserlerin başında 1539'da Ayas Mehmet Paşa tarafından yaptırılan Ayaspaşa Cami ve külliyesi gelmektedir.Evimize çok yakın olmasına rağmen bir türlü camiyi ve bahçesindeki kabristanları ziyaret edememiştik. Bayram ziyareti için biz memlekete gidemeyince ailem bize geldi. Bugün güzel havayı da fırsat bilerek ailemle birlikte Ayas Paşa Camii'ni ve bahçesindeki kabristanları ziyarete ettik,bayram öncesi bol bol dualar ettik...
 

Ayas Paşa Camii, kubbeyle örtülü son cemaat yeri ile ana mekandan oluşan küçük bir yapıdır. Minare tek şerefelidir. 

1536-1539 yılları arasında Kanuni Sultan Süleyman'ın Sadrazamı olan  Ayas Mehmet Paşa tarafından cami yaptırılmıştır. Ayas Paşa sayesinde kent önemli bir merkez haline gelmiştir. Saray’ın Osmanlı dönemindeki önemli bir yeri de Kırım Hanlarına ikinci yurt olmasıdır.  


Kırım Hanlarının ikinci yurdu olan Saray’da yaşamış olan Kırım Hanlarının mezarları Ayas Paşa Camii avlusundadır.



Camii günümüze kadar korunarak gelmiştir. Hala ibadete açıktır. Bu güzel ve tarihi camii inşa edilip, ibadete açıldığından bu yana kimbilir ne güzel bayramlaşmalara, bayram namazlarına şahit olmuştur. İnşallah korunmaya devam eder ve bu güzel miras çocuklarımıza, torunlarımıza kalır. Saray'a yolu düşenlere bu tarihi camii'yi ziyaret etmelerini tavsiye ederim...

6 Kasım 2010 Cumartesi

ÇANAKKALE 1915 TIR MÜZESİ

Perşembe günü güneşli havayı fırsat bilerek, bebeğimize hava aldırmak için yürüyüşe çıkmıştık ki ne görelim.. Atatürk Meydanı'nda gezici bir Tır Müzesi.. "Şehitler Diyarı'ndan Anadolu"'ya sloganıyla yola çıkmış...



Tırın üzerindeki web adresinden aldığım bilgilere göre, Çanakkale Savaşı'ndan kalan binlerce objeyi yıllardır biriktiren Koleksiyoner Ahmet Uslu yeni bir projeyle Anadolu yollarına düştüğü ve bu ziyaretin o proje kapsamında olduğu yazıyordu.


Yıllardır değişik il ve ilçelerde topladığı objeleri sergileyen Ahmet uslu, daha hızlı hareket edebilmek ve daha fazla insana ulaşabilmek için bir tır dorsesini gezici müze haline getirmiş.



 Gezici müze içerisinde ilk göze çarpan Anafartalar Kartalı Ulu Önder Atatürk ve Çanakkale Zaferi'nin simgesi haline gelmiş, Seyit Onbaşının heykelleriydi.  


Seyit Onbaşı


Çanakkale Cephesinin temsili maketi


Çanakkele Boğazı'nda savaş esnasında Osmanlı ve Düşman kuvvetlerinin nasıl konuşlandığını gösteren maket..


Siperdeki Türk askerlerimiz...


Nail Memik'in "Yahya Çavuş İçin" adlı şiirinin en can alıcı bölümü...


Beni en çok etkileyen Çanakkale öykülerinden biri... Tırın çevresini sarmalayan afişlerde buna benzer bir çok öykü vardı. Ecdadımla bir kere daha gurur duydum...



Çanakkale'den Anadolu'ya sloganıyla hazırlanan proje 18 Mart 2010 tarihinde yollara düşmüş. Girişin ücretsiz olduğu gezici müzede, heykel ve maketlerin yanında 4000 obje sergileniyor.. Aslında pek çok fotoğraf çektim. Ancak, camlı dolaplarda sergilendiği için net çıkmadılar...

Not: Gelişmeleri Ahmet Uslu Bey'in kişisel sitesi http://www.canakkalezaferi.org/ dan takip edebilirsiniz.

31 Ekim 2010 Pazar

29. İSTANBUL KİTAP FUARI'NDA BİR BEBEK

bah ilk şiir kitabıyla Fuara katılacak olan amcamıza destek olmak üzere  İstanbul'a doğru yola çıktık. Saat 13:00'da İstanbul'daydık. Hava bir bahar günü gibi güneşliydi. Fuar saat 12:00'da Ertuğrul Günay tarafından açılmış, misafirler içeri çoktan alınmıştı.. 


Müthiş bir kalabalık vardı. Biz Fuara ulaşana kadar kitabını seçmiş, alışverişini yapmış, fuar alanından ayrılan bir çok kitapsever vardı.


Beyaz Balina Yayınlarının Taynikma yaratıcıları ile düzenledikleri etkinliğe katıldık ve bu anı fotoğrafladık


Büyük Üstad ATAOL BEHRAMOĞLU'NUN imza gününe katıldık. Bizi kırmadı ve kızımızla fotoğraf çektirmeyi kabul etti.


Amcamızın standına uğamadan olur mu? Zaten ona destek olmak için gelmedik mi? Kızımız amcasından imzalı kitabını daha önce almıştı. Bu defa kendimiz için bir kitap imzalattık.


Aytaç Öztürk ve ŞİRAZ GÖZLERİ
Yüreğinden taşan şiirlere kulak vermeye devam etmen dileğiyle...


Ve kızımın ilk kitabı...
Not: Fuar 30 Ekim-7 Kasım 2010 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde devam edecek.  


12 Eylül 2010 Pazar

AYANİKOLA (HAGİA NİCHOLA) MANASTIRI

Manastır , Kıyıköy beldesi Pabuçdere yolu üzerinde güney yamaçta beldeye 700 metre mesafededir. Bizans dönemi (VI.-IX. Yüzyıl) kaya manastırların en iyi örneklerindendir.

Zemin katta kilise, daha aşağıda ayazma, üstte keşişlere mahsus bölümler bulunmaktadır. Kayalara oyularak yapılmış kademe halinde hücreler vardır.
Kuzey tarafta merdivenle ayazmaya inilmektedir. Kilisenin doğusunda ikinci bir giriş daha bulunmaktadır. Anadolu’daki dinsel mağara yapılara benzemekle birlikte özellikle duvarlara oyulmuş haç bezemeleriyle onlardan ayrılmaktadır.

Ayazmanın kutsal olarak nitelendiği ve burada hastaların şifalı kaynak sularıyla tüm dertlerinden kurtulduğuna inanılırdı. Yarım yuvarlak kubbeler sade başlıklı sütunlara oturmuş yapının ön kısmı yıkılmış, kayaların içindeki kısmı ise kabartmalarıyla eski dönemi yansıtmaya devam etmektedir.
XIX. Yüzyılda Rumlar tarafından kaya galerinin önü ahşap bir giriş ile tamamlanmış, ancak bu bölüm daha sonra ortadan kaldırılmıştır.


(Bu tarihi değer de malesef insanlarımızca talan edilmiştir. Manastır ile ilgili bilgileri Manastırın girişindeki tabeladan aldım.Ancak tabela zor okunuyordu. Tarihi değerimiz gibi tabela da talan edilmişti. )



KIYIKÖY GEZİSİ

Bayramda memlekete gidemedik. Biz de bayramın ilk gününü Kıyıköy'de geçirelim dedik. Kıyıköy Vize'ye bağlı ama Saray'a da çok yakın (yaklaşık 25km.) Kıyıköy tam bir turizm cenneti.
Yazın Saray'ın içi Kıyıköy'e giden yazlıkçılarla dolar. Yazın oldukça hareketlidir Kıyıköy. Havanın iyi olması ve bayram tatili nedeniyle yine kısa bir tatil yapmak isteyenlerle doluydu.
Denize giren azdı ama nehir kenarındaki çay bahçeleri hareketliydi. Yandaki  resimler Kıyıköy'ün Fener denen yerinden eşim tarafından çekildi.





Beldenin iki yakasını saran Kazandere ve Pabuçdere deniz bisikleti veya kayık ile tur atmak isteyenlere fırsat tanıyor. Dere kenarında olta balıkçılığı yapanlara rastlamak da mümkün. 



Ardından Kıyıköy'e gelip de Ayanikola Manastırı'na gitmeden olmaz dedik ve Manastır ziyaretine gittik.