19 Mart 2011 Cumartesi

ACİL YARDIM İSTEĞİ....

MERHABALAR.... SEVGİLİ DOSTLAR !...

Bloglar üzerindeki abluka kalkmasına rağmen kumanda panelime 5 dakikalığına ulaşabiliyorum... Adresini girdiğim bloglarda aynı ibareyi görmeye devam ediyorum. Blogları gezemiyor, yorum yazamıyorum.... Bilgisayarımda "Vista" yüklü acaba sorun bununla mı ilgili ?....

Bilgisi olanlar paylaşırsa sevinirim....Şimdiden teşekkürler....

16 Mart 2011 Çarşamba

BANYOMUN CİCİLERİ - 2

Uzuuun bir aradan sonra bloguma kavuştum sonunda.... Çok şükür kumanda paneline girebiliyorum bugün... İnşallah sevincim kursağımda kalmaz... Meğer farkında olmadan ne çok alışmışım ben bloguma ve tabi ki blog dostlarıma... Hepiniz çoook özledim....

Daha önce BANYOMUN MAVİ CİCİLERİNİ paylaşmıştım sizlerle.... Bunlar da pembe olanları....


Banyo Paspasım....


Kirli sepetim..


Aslında bu parçayı klozet kapağı için düşünmüştüm fakat bu şekilde değerlendirmeyi daha dekoratif buldum...


Sabun sepetim ve peçete kutum....


Banyo lifim....(D.bayazıt'tan bir arkadaşımın hediyesi...)

Diğer klozet takımım için BURAYA BİR TIK...

5 Mart 2011 Cumartesi

BİR DENİZ MASALI - 2

Bloglarımızdan ayrı kaldığımız günlerden sonra herkese gönülden Merhabalar Sevgili Dostlar!....Neyseki her şey yoluna girdi ve bloglarımıza kavuştuk.... Aynı zamanda bloglarımızın değerini bir kere daha anladık.....Başlayalım şimdi çalışmamızı tanıtmaya... Aslında bu deniz temalı bebek takımını daha önce tanıtmıştım, fakat örülüşü ile ilgi ayrıntıları vermemiştim.... Eskişehir'den yakın bir arkadaşımdan aldığım telefon üzerine örneği tekrar yayınlamak üzere yeniden fotoğraflarını çektim ve tekrar beğeninize sunuyorum.....


KULLANILAN MALZEMELER:

300 gr.  Kartopu Flora Turkuaz
300 gr. Kartopu Flora Beyaz
Lastik kısmındaki çizgiler için,  Kartopu Akyaz Kırmızı (No: 125)
Nakışlar için çeşitli renklerde Kartopu Flora ve Ören Bayan Dora ipler...
20 Adet Kırmızı Düğme

BEDENİN YAPILIŞI:

Hırka kol altına kadar bütün örüldüğü için ön ve arkanın toplam ilmeği kadar ilmekle başlanır...140 ilmek başlanan hırkamız 24 sıra 2'li lastik örülür. Lastik ikiye katlandıktan sonra, turkuaz ipe geçilir. Bu sırada önler için 5'er, arka için 10 ilmek olmak üzere 20 ilmek arttırılır. Böylece 160 ilmeğe ulaşılır.


Lastiğin üzerine 40 sıra mavi ile örüldükten sonra, dalga deseni yapılarak, beyaz renge geçilir. Desenin üzerine 13 sıra beyaz örüldükten sonra 5'er ilmek kesilerek her iki kol altı oluşturulur. Bu sıradan itibaren önler ve arka ayrı ayrı örülür....


Hem önlerde hem de arkada 5'er defa 3 ilmek kesilerek reglan kol kesimi yapılır.  Önlere yaka kesimi 6,3,2 ilmek kesilerek yapılır... Arka için de aynı işlemler uygulanır...


KOLLARIN YAPILIŞI:
Kollara 36 ilmek ile başlanır. Yine beden de olduğu gibi 24 sıra 2'li lastik örüldükten sonra lastik ikiye katlandıktan sonra turkuaz ipe geçilir. Lastikten sonra 9 ilmek arttırılarak 45 ilmeğe ulaşılır. Ardından her 7 sırada bir yanlardan 2'şer arttırılarak kola altına gelindiğinde 65 ilmeğe ulaşılır. 


Bu arada turkuaz ile 40 sıra örüldükten sonra dalga deseni yapılarak beyaza geçilir. Kol altından 5 ilmek eksiltilip, ardından 5'er defa 3 ilmek kesilerek reglan kol kesimi yapılır.  Kollar bedene monte edildikten sonra, beden ve kollardan 100 ilmek çıkardılarak (aslında ben ilmekleri kapatmıyorum ipe geçiriyorum ve kolları bedene monte ettikten sonra ilmekleri şişe geçiriyorum. ) kapüşon yapılır.

Ardından üzerine deniz canlıları işlenen hırka dikilerek tamamlanır...


PANTOLONUN YAPILIŞI:

Gelelim pantolonumuza.... Pantolonumuza bilek kısmından 50 ilmek ile başlanır. 24 sıra 2'li astik örüp, 2'ye katlandıktan sonra turkuaza renge geçilir. Turkuaza geçilirken ilkin 10 ilmek arttırılır, ardından 7 sırada bir yanlardan 2'şer ilmek arttırılarak 88 ilmeğe ulaşılır.

Bu kısımdan sonra her iki bacak birleştirilerek dalga desenine kadar olan kısım, 5 şiş yardımı ile bütün olarak örülür. Sonra ilmekler ön ve arka olmak üzere 2'ye bölünür. (ön 88, arka 88)


Roba kısmına gelmeden önce burgulu kesim yapılarak, ( 6 yerde 3'er ilme olmak üzere) 18 ilmek azaltılır. 70 ilmeğe düşülür. Ardından Roba için yanlardan 15'er ilmek kesilerek, 40 ilmeğe düşülür. Arka ve ön robalar aynı biçimde örülür... Arka robaya askılar yapılır. Ön robaya ise düğme için ilik yapılır.


Yan kısımlardan ve pantolonun ağ kısmından ilmek çıkarılarak, pantolon tamamlanır.


Ardından deniz canlıları sırasıyla pantolonumuz üzerinde yer almaya başlarlar....İlk olarak deniz yosunları ve deniz atı "Toto" yerini alır....


Ardından caretta...


Ahtopot "Pembo"

Büyük balıklarımız Pugy ve Dody....

Deniz amamız Funny...


Ve.. rengarenk irili ufaklı balıklar da yerini alınca pantolonumuz giyilmeye hazır olur...


Pantolonumuz patiklerle tamamlanınca takımımız tamam olur... Converse patiğin örülüşü için BURAYA BİR TIK .....

28 Şubat 2011 Pazartesi

PEMBE RÜYA

Buz gibi havanın, bıçak gibi kesen rüzgarın hüküm sürdüğü bir akşamdan herkese Merhabalar, sevgili dostlar....


Bu defa sizlere kızımın değil kız kardeşimin cicilerinden birini tanıtacağım... Geçtiğimiz yıllarda örmüştüm... Fotoğraflamak ise tatile kısmet olmuştu... Şimdi de paylaşama zamanı... Bu tarz süveterlere ne ad veriliyor tam olarak bilmiyorum ama bana "YARASA KOL" örgüleri hatırlattığı için, böyle adlandırıyorum.....


Süveterimize, bel kısmındaki korsajdan 200 ilmek ile başlıyoruz. (ön ve arka toplam ilmek...) 2'li lastik ile yaklaşık olarak 20 cm. örüyoruz.... İlmekleri kapatmadan önce öne sonra da arkaya kola verev şeklini vermek için düz örgü ile üçgen parçalar örüyoruz.


Arka kısma bel genişliğini ayarlamak için bağcık yapıyoruz....


Adından önce önden sonra da arkadan her bir kol için 100'er ilmek çıkararak baklava desenini yerleştiriyoruz...


Ön ve arkadan ördüğümüz kolları omuzda dikerek birleştiriyoruz....


Son olarak kolların omuzdan düşmemesi için sırt ortasıa da bir bağcık ekleyerek süveterimizi tamamlarız....

26 Şubat 2011 Cumartesi

WATERLİLY'DEN YENİ ÖDÜLÜM.....

Blogunu keyifle izlediğim, yazılarını ve paylaşımlarını çok beğendiğim Sevgili blog arkadaşım WATERLİLY beni bu ödüle layık görmüş.... Kendisine çok teşekkür ediyorum......


Arkadaşımın beni ödüle layık gördüğünü, öğlen öğrendim... Öğlenden beri kimlere vereyim diye düşündüm, fakat bir türlü karar veremedim..... Ben de bu güzel ödülü yolu blogumdan geçen, yorumları ile beni onore eden tüm blog arkadaşlarıma hediye ediyorum.....

Ödülünü almak üzere herkesi bloguma bekliyorum.....

24 Şubat 2011 Perşembe

KIZ BEBEKLERE ETEK YELEK TAKIMI

Gözyüzünün yere indiği, yağmurlu bir Trakya gününden herkese Merhabalar,

Bu gün de size, Kızımın Cicilerinden sevgili öğrencim Minel'in annesinin örmüş olduğu bebek etek ve yelek takımını tanıtmak istedim...


Eteğimizde ve yeleğimizde simli pembe ve beyaz ipler kullanılmış....



Yeleğimiz beyaz ip ile belden lastikle arkadan başlanılmış... Ardından arka yaka kesilip iki ön ayrı ayrı örülmüş...


Ardından pembe ve beyaz ile yeleğin kenarlar ve üzeri tığ işi süslenerek tamamlanmış....



Eteğimize gelince...
Eteğimizin üst kısmı şiş ile örüldükten sonra alt kısmı tığ işi ile volanlar verilerek yapılmış.... 
Yapılan bağcık ile süslenerek tamamlanmış...



Öğrencimin annesine bu değerli hediye ve harcadığı emek için teşekkür ediyorum ve buradan sevgilerimi gönderiyorum....

22 Şubat 2011 Salı

HEDİYE PEÇETE HALKALARIM

Merhabalar!


Geçtiğimiz günlerde katıldığım bir hediye çekilişnde kazandığım ve doğum günümde elime ulaşan peçete halkalarım ile karşınızdayım.....


Beklediğimden çok daha güzel ve gösterişliler... Bayıldım ben bunlara...


Arkadaşıma buradan çok teşekkür ediyorum...

En kısa sürede bunlara uygun peçete ve masa örtüsü alarak, bu güzel paçete halkalarını tamamlamalıyım....

Siz de beğendiniz mi?...


Not: Arkadaşımın blog adresi ve linkine ulaşmak istediğimde olumsuz sonuç alıyorum... Ya benim bilgisayarımda ya da arkadaşımın adresinde sorun var galiba... Bana linkini yorum olarak bırakırsa ben de paylaşmaktan büyük zevk alırım.


19 Şubat 2011 Cumartesi

BANYOMUN CİCİLERİNE KURDELE NAKIŞI HAVLU

Mavi klozet takımımı Banyomun Cicileri adı ile daha önce tanıtmıştım... O klozet takımını tamamlaması için banyoma aynı tonlarda bir de kurdele nakışı havlu yaptım.... Havluma nakış yaparken saten ve ipek kurdeleler kullandım...


Öncelikle deseni saten kumaş üzerine dikiş paylarını da göz önünde bulundurarak çizdim. Deseni Güler Erkan'ın çok eski kalıplarından buldum... Tabii deseni aynen kullanmadım... Dal ve yaprakları dışındaki bölümleri daire çizerek, çiçeklerin konumlarını belirledim... Öncelikle dal ve yaprakları tamamladım... Ardından katlamalı gül tekniği (en sevdiğim tekniktir kendileri...) ile güllerimi yapıp monte ettim


Ardından açık pembe çiçekleri yaptım... Ortadaki güllerin çevresini minik Mayıs gülleri ile hareketlendirdim...Son olarak da sarı ile ebruli pembe çiçeklerin ortalarını ve çevrelerini Fransız düğümü ile tamamladım. Nakışı tamamladıktan sonra havluya monte ettim.


Monte ettikten sonra da çevresini organze dantel ile çerçeveledim.
Ortaya böyle bir çalışma çıktı....
Havlumu el silmekten çok, yaptığım örgü sepet içinde ya da banyo kapısında sergiliyorum...

18 Şubat 2011 Cuma

AHMET ÜMİT - KAVİM

Kabzasında bir haç olan bıçakla öldürülmüş bir adam... Üstelik yanı başında bir Kutsal Kitap açık bırakılmış, satırlardan birinin altı adamın kanıyla çizilmiş ve kitabın kenarına bir azizin adı düşülmüş... MOR GABRİEL...
Ahmet Ümit böyle başlıyor, Başkomiser Nevzat'ı konuşturduğu kitabına....Ardından Başkomiser Nevzat, yardımcısı Komiser Ali ve Kriminolog Zeynep de olayı çözmek için hemen harekete geçiyorlar.


Yazarımız olayları çözerken okurlara tarih dersi vermeyi de ihmal etmiyor... Bir an kendimi "DA VİNCİ ŞİFRESİ" okur gibi hisseyorum. Tarihi bilgilerin ışığında bir taraftan da korkunç cinayetler dizisinin nedenini ve katili arıyorlar....


 Hıristiyanlık, Süryanîlik, Arap Alevîliği gibi dinî konuların da rol oynadığı, İstanbul’dan Mardin’e uzanan, devletin derinliklerinde kurulmuş yanlış düzene çarpıp geri tepen ilginç bir soruşturma bu. Ve.. araştırma sırasında karşılaşılan çarpıcı bir o kadar da yakıcı gerçekler... Geçmişe yapılan göndermeler....


Grange ve polisiye- gerilim okumayı sevdiğimi paylaşmıştım daha önce... Ama hamileliğimin başından beri zaten beni zorlayan bulantılarıma bir de cinayetleri katmamak için okumaya ara vermiştim....Polisiye gerilim tarzına geri dönüş için bu kitap benim için iyi bir başlangıç oldu.....


Konu, mekan ve karakter seçimlerine tam not verdim.... Ama Başkomiser Nevzat'ın benim okuduğum kadarıyla çözemediği tek dava olan karısı ve kızının ölümünü ne zaman çözümlendireceğini de merak etmeden geçemedim...


Sonuç olarak kitabı beğendim.... Ve Ahmet Ümit'in "İstanbul Hatırası" romanını bitirmek üzereyim şuan. Sağ olsunlar Kardeşim Ahmet ve eşi Filiz tatilde ziyaretimize gelirken yanlarında getirmişler, okumam için de bana bıraktılar.... Çok yakında "İSTANBUL HATIRASI" ile ilgili düşüncelerimi ve düşüncelerinizi paylaşmak üzere...

HAYIRLI CUMALAR....

17 Şubat 2011 Perşembe

DOĞUM GÜNÜM...

Bundan 30 yıl önce soğuk, karlı bir Eskişehir sabahına uyanmış annem, beklenen misafirin geleceğini müjdeleyen sancılarla.....
Ve sancıların sonlanıp, bebek ağlayışının başladığı yerde başlamış yaşamım.....


Annemin 30 yıl önce kucağına aldığı kundakta çığlık çığlığa ağlayan bebek, şimdi kendi bebeğinin gözünün içine bakan bir anne şimdi....

Tıpkı annesi gibi... fotoğraflarda görünen kıyafetler ise 1. yaş günümde annemin ve teyzelerimin el emekleri, göz nurları ile yapılmış hediyelerim.....


Kırmızı pançom.....


Pembe Jilem....(gül kurusu demek daha doğru olur aslında) Ortanca teyzeciğimin el emeği...


Pembe şalım... (saçaklarından bazılarını küçükken oyuncak bebeğime saç yapmak için kesip, bebeğin başına iğne ile tutturmuştum...) Küçük teyzeciğimin el emeği...


Annemin hatıra için sakladığı, 1. yaş günümde aldığım hediyeler, şimdi kızımın kendilerini kullanacağı günü bekliyorlar...